Kuzu bakım ve beslenmesi
Doğaya en çok saygı gösteren, baharın
gelmesini fırsat bilip dünyaya gelen minik ve sevimli kuzular bir tarafdan
köyün sürülerinin geleceğini oluştururken diğer tarafdanda satışlarıyla
işletmelere nakit para girişi sağlarlar. Kuzular koyunculuk işletmesinin
karlılığı ve işletmenin geleceği için son derece önemlidir. Ayrıca ülkemizde
sayısal yönden kasaplık hayvan potansiyalının önemli bir bölümünü oluştururlar.
Bu nedenle kuzuların bakım ve beslenmeleri hem gelecekteki sürünün değerini
hemde verim yüzeyini doğrudan etkilemesi bakımından üzerinde önemle durulması
gereken bir konudur.
Doğum Öncesi Hazırlıklar
Yetiştirici koyun ve kuzunun rahatı için
kuzulama zamanı yaklaşınca koyunları ahırları ve yemleri hazırlar. Bu dönemdeki
kayıpları en aza indirmek amacıyla doğuracak düzeydeki gebe koyunlar sürüden
ayrılır memeleri üzerindeki kıllar kirkilir mümkünse ayrı bir bölmeye alınır.
Doğum bölmeside diyebileceğimiz bu bölme geniş sıcak aydınlık ve temizdir
badanası yapılır alta bolca altık serpilir. Gece doğumu olmabilme ihtimaline
karşın gecede aydınlatılır. Gebe koyunlara gebeliğin son 1,5 ayında ilave keşif
yem verilir. Doğum sonrası koyuna verilecek kuru ot ve keşif yemi hazırlanır.
Doğum öncesinde mera hazırlığıda önemli bir konudur meranın temiz yerleri
bölgeleri anaç koyunlar için ayrılır.
Doğum
Kuzulaması yaklaşan köyün huzursuzdur,
hareket halindedir genellikle sakin ve tenha yer arar. Doğum yaklaşınca sancı
ben ikınma başlar. Doğum başladığında zorunlu olmadıkça doğuma müdehale
edilmez. Koyun ve Keçiler genellikle herhangibi bir müdahaleye gerek kalmadan
kolay doğum yaparlar. Güç doğum çok seyrek rastlanır. Bazen yavru ters
gelebilir yada doğum kanalında yavrunun sıkışıp kalması söz konusu olabilir. Bu
hem annenin hemde kuzunun kaybına neden olabilir. Bu nedenle bu gibi durumlarda
varsa tecrübeli bir bakıcı yoksa bir veteriner hekim vasıtasıyla doğuma yardımcı
olunur. Sancı başladıkdan 1 saat sonra doğum gerçekleşir. Sancıdan 1 saat sonra
doğum gerçekleşmediyse yardım gerekir. Kuzu doğar doğmaz arka ayaklarından
tutulur ve sallanır. Ağız ve burun etrafındaki sümüksü maddeler temizlenerek
kuzunun nefes yolları açılır böylece kuzunun nefes alması sağlanır. Doğan kuzu
ıslaktır bu sebeple havluyla biraz kurulandıkdan sonra annesinin yanına
bırakılır. Doğum sırasında göbek kordonu kendiliğinden kopar koptuğu yer
antiseptik bir solisyon ile yıkanıp göbek kordonunun sarkan kısmı göbekden 5
parmak geriden yine antiseptik bir solisyon yıkanmış bir gazlı bez veya pamuklu
bir ip ile bağlanır. Doğum sonrasında kuzu ve annesi soğuktan mutlaka
korunmalıdır. Şayet doğum sonrası doğum yapan köyün olmuş veya ikiz doğum
nedeniyle anne köyünün şutu yeterli gelmiyorsa kuzu başka bir koyuna
alıştırılır yani kuzuya süt anne koyun bulunur. Şayet bakıcı anne koyun
bulunamazsa kuzu biberonla beslenir.
Ağız Sütü Dönemi
Bu dönemde kuzuların yeterince ağız sütü
alması sağlanır. Ağız sütü doğumla birlikte memeden gelmeye başlayan ilk sütür
ve normal sütten farklıdır. Daha çok kanı andırır kuzu süt ile kan arası bir
besin olan ağız şutüyle beslenir ve daha sonra ki beşini olan normal süte geçiş
yapar. İlk 24 saaten sonra ağız sütü verilmesi durumunda geç kalınmış olunur.
İshal yaptığını düşünen bazı yetiştiriciler ağız şutunu içirmemekte veya az
içirmektedir. Bu bilgi tamamen yanlıştır. Ağız sütü içirilmeyen kuzu hastalanır
ve iyi gelişemez ayrıca ağız sütunun besin değeri çok yüksektir.
Kuzuların Beslenmesi
Kuzular 24 saat anne koyun ile doğum
bölmesinde kalır. Şayet ikiz doğum ise bu süre bir kaç gün daha uzatılabilinir.
Bu dönemde kuzular için en iyi besin maddesi anne sütüdür. 1 hafta sonra mera
ve hava şartları müsade ettiğini sürece anne koyunlar meraya çıkarılır.
Emiştirme sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez yapılır. Kuzuların önüne 15.
günden irtibaren kaliteli kuru ot veya kuru yonca otu ve kuzu başlangıç yemi
konulur. Kuzular bu şekilde yavaş yavaş yemeyi öğrenir. Kuzular 1 aydan sonra
meraya çıkarılabilinir. Kuzu sürüleri anaç sürüden ayrı otlatılmalı ve sürü
mevcutları 150 – 200 kuzu arası olmalıdır. Damızlığa ayrılan kuzular 3 – 4 ay
annalarını emerler sütten kesimden sonra erkek ve dışı kuzular ayrı sürüler
halinde otlatılırlar. Meraya ilave olarak günde 200 – 300 gram keşif yem
takviyesi yapılmalıdır. Kış mevsiminde doğan kuzular meraya çıkamadıkları için
onlara iyi kalitede kuru ot veya kuru yonca otu temin edilir. Zorunlu olmadıkça
kuzulara hububat şamanı verilmez çünkü kuzular samandan yeterince
yararlanamazlar. Kuzu bölmelerinde kuzuların önünde sürekli yem temiz ve ılık
şu ve yalama taşı bulundurulur. Kuzular, kuzu bölmelerine yas veya cuse
büyüklüğüne göre gruplar halinde konulmalıdır. Aksi halinde zayıf kuzular güçlü
kuzuların arasında yem yiyemezler ve kuzu ölümleri artar.
Kuzu Besisi
Kuzu besisi koyunculuğun en önemli
kısmıdır çünkü koyunculukta yetiştireceği para kazandıracak en avantajlı et
üretimi kuzu besi döneminde olur kuzuların beşisi, beşi süresi ve beşi sonu
ağırlığına göre şu şekilde yapılır.
Entasıf kuzu besisi
En yoğun beşi olup 4 aylığa kadar olan
beşi şeklidir. 4 aylık olduklarında 35 – 40 kg canlı ağırlığa ulaşırlar bu
yaşta kesilmiş kuzular et rengi, yağlılık, sertlilik, nemlilik ve benzeri diğer
et özellikleri bakımından tüketiciyi tatmin etmelidir. Bu sistemde öncelikle
anaç sürümüz gayet sağlıklı ve süt verimi en azından yavrusunu rahatlıkla
beşliyecek düzeyde olmalı ve yavru yüksek ağırlıkta doğmuş olmalıdır. Sürümüzde
yapıcağımız gençleştirme oranını tespit etikden sonra kendimize damızlık olarak
tespit etiğimiz hayvanları 105 gün kadar anadan süt emzirmeye devam edilir.
Bunun dışında kalan kuzularıda beşi hayvanı olarak kabul etmeliyiz. Beşiden
önce kuzulara enteretoksin aşısı yapılır.
Meraya çıkmamış kuzularda parazit
mücadelesi gerekmez. Kuzular 45 günlük olunca canlı ağırlıklarıda 15 – 20 kg
olmalıdır. Bu ağırlığa ulaşacak kuzularıda sağlıklı bir yerli sürüye etçilik
vasıfları iyi olan Karacabey merinosu, Konya merinosu ve bazı özel kuruluşların
ithal etikleri etçi koçlar gibi kültür ırkı koçu yerli anaç sürüyle
melezleyerek elde edebilir. Çünkü birinci melez döller genelde hem annenin
hemde babanın üstün yönlerine sahip olarak doğmaktadırlar. Kuzuları erkenden
kesiyoruz kuzu 8 – 10 kilo olunca doğru kasaba gidiyor. Bu hem çiftçinin kaybı
hemde ülkenin kaybı demektir. Kuzular 1,5 – 2 ay süt emdikden sonra 2 ay kadar
beşiye alındıkdan sonra 35 – 40 kg kolayca ulaşabilirler bundan sonra
satılmaları daha uygun olur. Yapılan bir çok araştırma göstermiştir ki 40 kg
canlı ağırlıktan sonra kazanılan her kg canlı ağırlık daha çok iç yağı ve kalıp
yağ şeklinde olur. Bu durum aynı zamanda kesimhanelerde etin kaliteli kuzu eti
fiyatlarından alınmasında sıkıntılar oluşturur.
Eskiden beri şikayetçi olduğumuz erken
kuzu kesiminin bu şekilde önüne geçmiş oluruz ve her yıl 100 binlerce kayıp
olan et kaybını engellemiş oluruz. Bu sistemin ayrı bir avatanjida yavrusu
beşiye alınacak anaç köyünün 45 gün sağımına devam edilerek süten bir kazanım
sağlanmasıdır. Elde edilecek bu sütle yavruya verilecek beşi yemlerinin
masrafları karşılanabilinir. Bazı bölgelerin toprak ve bitkilerinde selenyum
eksikliği görünür buralarda kuzularda beyaz kaş hastalığı ortaya çıkar onun
için kuzulara selenyumlu, e vitaminli, mineral ve vitamin karışımları verilir.
Koyunlara has bütün hastalıkara kuzularda yakalanabilir. Ancak yeni doğan yavru
kuzulara ağız sütü ve anne sütü uzunca bir süre verilir bunun yanı sıra gerekli
bulaşıcı hastalıklara karşı asi yaptırılır.
Kuzu performansını düşürdüğü ve ölümlere
sebep olduğu için hastalıklar konusunda dikkatli olunması gerekir. İç ve dış
parazitler ise hayvanın yediğine ortaktır hayvanı halsiz düşürür onun için ise
parazit mücadelesi yaparak başlamak gereklidir. Koyunculukta amaç karlılık
olduğunda göre gerek iş gücünden gerekse hayvanların beşi gücünden en iyi
şekilde yararlanılmalıdır. İşte bu sebeple kuzu büyütme ile beşi birbirinden
ayrı düşünülemez yeterli ve iyi koşularda büyütülen kuzuların beşisinden
alınacak sonuç kuzu büyütme döneminde yetersiz beslenmiş kuzuların beşi
sonucuna göre daha iyi olur buda karlılığı etkileyen önemli bir etkendir.