31 Aralık 2013 Salı

Biyolojik Mücadele hakkında

Biyolojik Mücadele (BM) en basit haliyle bitkisel üretimde ekonomik kayıplara yol an zarar organizmalarla (ZO) mücadelede doğada bulunan Faydalı Organizmaların (FO) kullanılması olarak tarif edilebilir. Bu basit tarifle asnda canlıların dünyasını anlamak, aralandaki ilkileri çözmek ve bu ilkileri onların yapına fazlaca müdahale etmeden başta insanların yarana ama uzun vadede tüm canlığın faydana kullanmak üzere oldukça geniş bir kapı ılmış olur. Açılan bu kapıdan canlılar âlemine bilimin ışığında rürken her zaman için tüm canlıların var olma ve yaşam hakla olduğunu unutmama ve buna asgari saygı göstermeliyiz. Bu saygının, bizlerin de o canlılık dünyasının bir parça olduğu ve yerküredeki yaşamımızın diğer tüm canlıların varğına ve devamlığına bağ olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda asnda insana saygının bir parçaolduğu rülecektir.

Zirai mücadele; yani insan gıda ve endüstriyel tüketim için üretilen bitkilerin hatta peyzaj maksatlı kullanılan süs bitkileri ile ormanlık alanlardaki bitkileri zarar organizmalardan koruma faaliyeti her zaman var olacakr. Çünkü bu bitkiler canlılık zincirinin en önemli halkasıdır ve yalnızca insana ait değildir. BM bu iki önemli yaşam felsefesinin benimsenmesine ve zirai mücadelenin canlılar âlemini tama ve yaşama hakna  saygı  duyma  paradigma üzerine  oturtulmalıdır.  Bu  yeni


paradigma mevcut alışkanlıklarımıza uygun olmayabilir, fakat üretim tekniklerimizi ve mesleki donanımımızı  bu  yeni  paradigmaya  uygun bir şekilde değiştirmek artık bir tercih değil bir zorunluluktur. Çünkü insanoğlunun yalınızca son yüzyılda elde ettiği teknolojik gelişmelerin getirdiği çok sayıda faydanın yanda, insan dahil yeryüzündeki her canlı türünün aleyhine olacak sonuçlar da doğurmuştur. Bu hızlı gelişim süreci yeryüzünde bazı canlı türlerinin kaybolmana veya birçok canlı türünün kaybolma tehdidiyle karşı karşıya kalma neticesini doğurmuştur. Bütün bunlardan daha kötüsü ise insanın doğaya yabancılaşma ve kendisi dışındaki canlılardan bihaber yaşayarak canlılar aleminden kopmasıdır. Bu kopuş insa daha mutlu etmediği gibi insan türünün yeryüzünde daha uzun süre ve mutlu bir şekilde yaşamasını da garanti etmemektedir. Çünkü insanoğlu yeryüzündeki mevcut karmaşık, içe geçmiş ve bir birine bağlı yaşam zincirinin bir parçasıdır ve diğer halkalar olmadan yaşama şanyoktur. En basit haliyle İnsan beslenmek için kendinden çok daha zayıf gibi rünen mikroorganizma, arı, cek,  otsu bitkiler vb. çok sayıda canlının var olmana ve bir arada bulunmana ihtiyaç duymaktadır. Yani insanoğlu yeryüzündeki yaşamının devamlığını sağlamak için varğından bile haberdar olmadığı gözle rme şanna dahi sahip olmadığı birçok canlıyı yaşatmak, yaşam hakna saygı duymak ve birlikte yerkürede bulunmak zorundadır.


Bu kitap elbette ki BM, Biyolojik Tarım ya da Biyolojik Yaşam üzerine yazılmış bir felsefe kitabı değildir. Fakat BM ile ilgilenecek olan mühendis, akademisyen veya üretici herkesin bu teknikleri uygulamaya karar vermeden veya bu konuda çalışmaya başlamadan önce BM felsefesini bilmesi ve inanma için konun bu nünün lenmesinde fayda varr.


Tamsal üretimin ne kadar zor bir uğraşı olduğunu, çok daha kolay yollardan para kazanmak yerine tamsal yatırım yaparak büyük riskler alan girişimciler ile bu sahada faaliyet gösteren her türlü tedarikçi ve teknik personel gayet iyi bilmektedir. Bütün bu zorluklara, harcanan emeğe ve anan risklere rağmen mevcut bitki koruma sorunlana ilaveten bu gün iki büyük sorunla daha karşı karşıya olduğumuz gerçeğini rmemiz gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi tamsal ürünlerdeki Bitki Koruma


Ürünü (BKÜ) yani tarım ilacı kantısı, diğeri ise artan zirai mücadele maliyetleridir. Bu sorunlarını çözememiş bir bitkisel üretim sektörünün cazip, kar ve sürdürülebilir olma şan yoktur.


Bu iki sorunun çömü ise tüm dünyada kabul gören Entegre ZararMücadele programlarının rütülmesi ile mümkündür. İşte BM entegre mücadele netimin en önemli parça ve ülkemiz için en uygulanabilir mücadele metotlandan biridir. Bu kitap başta örtü al sebze üretimi olmak üzere, turunçgil, buğday ve mısır gibi önemli bazı ürünlerdeki BMnin uygulamaya nelik teknikleri ile ülkemizin bu konularda kat ettiği mesafeyi, bu gün için yapılma gerekenleri ve geleceğe nelik BM stratejisini ve vizyonunu içermektedir. Kitabın bu bölümü ise özellikle BM çalışmalana katkı olabilecek her kes için mevcut durumu kısaca ıklama ve gelecek için stratejik bir yaklaşım ortaya koyma hedeflemektedir.
Bu bağlamda BMnin dünyadaki ve ülkemizdeki geçmişi kısa bir şekilde özetlenmiş ve ülkemiz için “yeni dönem olarak tabir edilen 2010 ve sonrası için temel yaklaşım ortaya konmuştur. Ayrıca BM ile ilgili araştırma, uygulama ve destekleme çalışmalarının mevcut durumu değerlendirilerek geleceğe nelik ne tür bir yaklaşımda bulunulacağı ortaya konmaya çalışılmışr. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde konuyla ilgili olarak ülkemiz stratejisinin ana hatlarının belirlenmesi için bütüncül bir yaklaşım ortaya konulmaya ve bir gelecek perspektifi oluşturulmaya çalışılmışr.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder