Biyolojik Mücadelenin Stratejik Önemi
Dünyada BM’nin geçmişi Hollanda ve Avusturalya gibi ülkeler hariç 21 yy. başlarına kadar Türkiye örneğine benzer şekilde gelişmiştir. Endüstriyel tarımda kullanılan kimyasal girdilerin çevre üzerine olumsuz etkilerinin
20.
yy. sonlarına doğru görülmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Konvansiyonun 29 Aralık 1993
tarihinde imzalanması ile
birlikte alternatif
zirai mücadele ürünleri konusunda çalışmalar hızlanmıştır. Gıda güvenliği, enerji ve savunma konuları ile birlikte Türkiye Cumhuriyetinin en önemli üç stratejik alanından biridir. Türkiye Cumhuriyeti için artan nüfus, refah düzeyi ve turizm
kapasitesi ile birlikte Gıda Güvenilirliği ihmal edilemez ve yaşamsal öneme sahip bir konudur. Bu bağlamda gıda güvenilirliği yani tüketilen
gıdanın insan sağlığı açısından herhangi bir risk taşımaması yaşam hakkı ve beslenme hakkı olarak kabul edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm vatandaşlarının yeterli ve güvenli gıdaya erişimini sağlamak ve bu durumu sürekli kılmak için gerekli her türlü tedbiri almak ve çalışmaları yapmak durumundadır. Bu bağlamda 2010 yılında çıkan 5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” gıda üretim sürecinin her halkasında rol oynayan herkese sorumluluklar verdiği gibi kamuya bu zincirin denetim görevini vermiştir. Bu kanunun yayımlanmasından sonra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yeniden yapılandırılarak “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı” adını almış ve gıda denetimi görevini daha etkin yerine getirmek üzere organize
olmuştur.
Türkiye bugün doksan milyar TL’yi geçen tarımsal üretimi ile Dünyanın yedinci Avrupa’nın ise en büyük tarımsal ekonomisidir. Bu pozisyonunu koruması ve geliştirebilmesi için tarımsal üretimin çeşitlendirmesi, her mevsime yayılması, üretim ve muhafaza standartlarını yükselterek rekabetçi ve ihracatçı bir yapıya kavuşturması mecburidir. İhracat yapamayan bir tarım sektörünün mevcut büyümeyi sürdürmesi mümkün olmadığı gibi başta artan işgücü maliyetlerden dolayı karlılığı azalacak ve cazibesini yitirecektir. Bu nedenle Türk tarım sektörünün ihracat eksenli bir büyüme stratejisi izlemesi ve muhakkak surette ihracat pazarlarının talep ettiği kalitede gıda üretmesi gerekmektedir. Bu amaçla rekabetçiliği geliştirmenin en hassas ve gerekli olduğu alan güvenilir gıda üretimidir. Güvenilir gıda üretiminin en sorun olduğu alan ise özellikle yaş meyvedir. İlaç kalıntısı olmayan yaş meyve sebze üretimi özellikle bu ürünlerde ekonomik kayıp yapan hastalık ve zararlıların çok olması ve zarar oranın yüksek olmasından dolayı son derece riskli ve zordur. BM çalışmaları yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı ülkemiz için son derece önemli
ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Bitki Sağlığı çalışmalarında üzerinde durduğu en önemli konudur. Bu nedenle BM Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2013-2017
stratejik planında öncelikli çalışma alanı
olarak yer
almıştır. Yine Kalkınma Bakanlığının 2013-2023
Onuncu on yıllık kalkınma planında da BM yatırımlarına destek verilmesi için
bakanlık tarafından gerekli girişimlerde bulunulmuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder